12 Ekim 2007 Cuma

onlar'dan olmamaya çalışmak


NiL'iM,

Bırakalım, "onlar", onlar gibi olmaya devam etsinler... Bırakalım, onlar, alışılagelen dünya düzenine ayak uydurmak için kendilerinden, içlerinden ve aşklarından vazgeçsinler...

Onlarbırakmak zor, onlar'dan olmamak zor... Sevdigimiz adamların "onlar"dan olduğunu görmek daha da zor...

Biz, yine sevelim en derinimizle. En küçük kelimelere, en büyük anlamları yükleyelim. Cahit'in Sibel'e bakışı için ömrümüzü feda edebilelim, kocaman aşk hayallerimiz, küçük an'larımız, kocaman mutluluklarımız olsun! Onlar olmaz belki ama, en azından biz "biz" olabilelim... Kendimizden vazgeçmeyelim. Mutluluğu Clementine'in mavi saçlarında ya da Amélie'nin çileklerinde bulabilelim...

Bırakalım, onlar da şu boru gibi dünyaya ayak uydursun. Katılaşsın, esnekliğini unutsun. Ayırt edilemez olsun. Eğer istedikleri buysa tabii... Tutunabilmeyi seçelim içimize, hislerimize. Onlar risk almasın, daha az üzülsün. Ama biz risk alalım, daha çok üzülelim, daha gerçek sevelim, daha gerçek üzülelim... Dünyamız "gerçek" olsun. İncinmekten korkacağız diye, yitirmeyelim büyük aşk masallarını !

Çok zor ama, öyle mutlu olacaklarsa bırakabilelim onları... Ne de olsa onların mutluluğu çoğu zaman kendimizinkinden önemliydi... Onları bıraktıkça, özgürleşiriz daha da...

Seni çok seviyorum

nil dedi ki...
ben bıraktım, sen güzel cümlelerinle anlat diye, beni, seni, bizi, onu, onları... yeter ki amelie, clementine, cahit, sibel, charlie brown... ve edip canseverle oğuz atay kalsın bize...

Hiç yorum yok: