12 Ekim 2007 Cuma

o'na / "dış" etkenlerden bile "dış"ta kalınca...

bazen...
olaylar öyle gelişir ki;
sen, yıllardır tanıdığını sandığın, tüm yüreğinle aşk duyduğun, sevdiğin, güvendiğin insanla
konuşamazsın, konuşmazsın...
o kadar çok kırılmıştır ki kalpler
o kadar çok yıpratılmıştır ki duygular
o kadar içi boşaltılmıştır ki sözlerin
kelimeler anlamsız kalır...
...
artık konuşmak anlamsızdır
her şey çok uzaktır
o, senin sevdiğin olmaktan çok uzaklaşmıştır
yanlış tanımışsındır, yanlış düşünmüşsündür
yanlış adamı sevmişsindir
elinde yalnızca koca bir geçmiş kalmıştır
var gücüyle ayaktadır o geçmiş
sana, o'na dair her şeyi inatla hatırlatır
sen unutmak istersin, o hatırlatır;
en ufak bir dizede, bir harfte, bir kokuda, bir yıldızda,
bir seste, bir renkte, bir filmde, bir nefeste...
...
o "geçmiş" bile gerçek değildir, olmamıştır
o bile size özgün değildir
senin yanılsamandır
...
sen, daha kısa bir süre öncesine kadar onun hayatının tam ortasında olduğuna inanırken
artık ona ilişkin her şeyi başkalarından öğrenirsin
o'nun hayatının en içindeyken, birdenbire en dışında kalırsın
şaşkınsındır,
acıtır
zaman durmuştur
bunca zaman sevdiğin adam artık bir başkasıdır
bir yabancıdır
kimlikleriniz, geçmişiniz, sözleriniz artık yoktur
konuşamazsın
anlatamazsın
sevemezsin artık
avcunda kalan boşluğa bakıp özlersin yalnızca
...
yine, senin dışındaki "dış" etkenler galip gelmiştir...
o "dış" etkenler bile, senden daha iç'tedir...

....
.
22 Ağustos 07
blueness

nil dedi ki...
bazen olaylar öyle bir gelişir ki, gelişmez!
uçurtma dedi ki...
çemberin içinde olmak bir dert, olmamakta bir dert

Hiç yorum yok: