
hayat içindeki boşluklar,
bekleyişler, durmalar,
haddizatında boş değildirler.
en az hareketler kadar
doludurlar. ne yazık ki
herkes acele içinde. mesela
durakta bekleyenler bile
durmakta oldukları halde
aceleyle duruyorlar. durmak
bile aceleyle yapılabiliyor.
aslında bekleyişler en
acele, gelmeyişler en
sabırsız. aslında yürümek,
hareket etmek, bir şeyler
yapmak, yemek yemek
aceleyi, telaşı azaltıyor.
durmak en hızlısı, en
yorucusu. keşke
boşlukları istenilen
mânâda boş
bırakılabilsek. aslında
boşluklar varoluşa imkân
tanırlar. sizinle benim bile
ayrı ayrı varoluşumuz
aramızdaki boşluktur. resim
yapanlar bilirler, boşluğa
hakim olamazsanız,
boşluğun arasından kendini
gösterecek form asla
görünmez. notalar,
aralarındaki boşluklar
nedeniyle müzikal bir
kaliteye ulaşırlar. yoksa
curcuna olurdu
duyduğumuz. kalp
atışlarımızın, soluk alış
verişimizin sıhhatli olması
için aralarında boşluklar
olmalıdır. bizi yaşıyor kılan
da ölecek olmamızdır. hayat,
cem mumcu - makber
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder