
6 Eylül 2007 öğleni 15.30'da başlayan 12 fimlik sinema maratonu 7 Eylül 2007 sabahı 06.30'da son buldu.
Eternal Sunshine of The Spotless Mind ile başlayan silsilede 8 filmin sonunu getirebildik. Saatlerce televizyonun başından kalkmayan ve sayıları 5'in altına düşmemek üzere 7'ye kadar çıkan insanlar, bu dünyadan olmadıklarını kanıtlamak istercesine diğerlerinin gerçekliği reddettiler.
Yapay (!) gerçeklikte en derin aşklardan, uçuk hayalgücüne, makineleşmeye, hayatın anlamına, düzenin yıkıcılığına dalıp çıktık. Zaten Kelebekler Vadisi'nden dönmenin burukluğunu en sarsıcı biçimde hissetmeye devam eden 5 kafadar, The Beach'le derin bir sessizliğe gömüldü. "Paralel evren"in varlığına inanmak istedi, varoluşun hiçliğinde kaybolmanın olasılığıyla korkuya kapıldı.
Biz, beyinlerinde son birkaç yıldır derin endişeler,
çelişkiler ve korkular ama bunun yanı sıra küçük ama büyük hayaller, en saf mutluluklar, dürüstlük ve içtenlik ve gerçek duygular barındıran 5 kişiydik. Yaratmak istediğimiz, yaşamak istediğimiz dünyanın önündeki engellerle bir müddet yüzleşmek istemedik, her şeyi, engelleri, korkuları, "onlar"ı, canımızı acıtan her şeyi 15 saatliğine rafa kaldırdık ve ait olduğumuza inandığımız paralel evrenin hayalini yaşamayı tercih ettik.
Vadiye dönmek istiyoruz, kendi dünyamızı yaratmak istiyoruz, içimizdeki beyazlığı "onlar"a rağmen korumak istiyoruz. Maskelerimiz yok, isimlerimiz yok, unvanlarımız yok, yalnızca biz'iz... Yalnızca hayallerimiz var. Belki dünyayı dolaşmayı, belki bir küçük sahaf dükkanı, belki bir sushici açmayı hayal ederek öze dönme umudunu taşıyoruz =) Onlar'a ve bu dünyanın sahteliğine karşı kendimize, benliğimize sadık kalmaya çalışıyoruz.
İyi varsınız deliler... Dahi yönetmenlerin yarattığı hayal dünyasında 15 saatin sonrasında, en tatlı uykular için daha nice gecelere =)
blueness
nil dedi ki...
"yok"tum ama "var"dım...
H2O2 dedi ki...
Ton balıklı sandviçleri unutmayalım. Lezizdi leziz.